Karakterleri BüyütKarakterleri KüçültIşıkları Kapat

Nereye ? Trans Sibirya !!

 

Gezi başlangıç tarihi  2012 haziranın  son haftası

süre gidebildiğimiz kadar!

     

     Trans Sibirya & Trans Moğolistan Keşif Gezi Öncesi

 

      Yüzyıllardır  ulaşım, hava  ve  coğrafik  koşullarından dolayı gezilmesi cok zor olan ve  insanı ürküten yaşam şartlarındaki, Sibirya yı  tüm dünyaya açan  ve  Avrupa ray hattını Sibirya’ya bağlayan Pasifik kıyılarında son bulan dünyanın en uzun tren güzergahı olan Trans  Sibirya , 1917 yılında açıldığından beri ,sadece insanları bir yerden bir yere ulaştırmaktan ziyade tüm gezgin ve macera severlerin  de hayali ve umutla  bir gün yapacağı bir yolculuk olmuştur . Tarih kitaplarından, özellikle klasik romanlardan aklımızda yer eden acıklı  sürgün hikayelerinden birini mutlak okumuşluğunuz  vardir.   Sibirya  son iki yüzyıldır tarihe sayfalarına, adını  sürgün memleketi , yabanil topraklar olarak yazdırmıştı. Bugün ise destansı hikayeler dolu , etnik çeşitliliği ,coğrafya ve  doğasıyla her  gezginin yapacakları listesinin ilk sıralarına oturmuştur.

   Başka cografyaları  kültürleri  tarihi doğayı vararak görerek kendine katma imkanı bulabilenler için bu yol nerdeyse yüzyıldır yüzbinlerce insanı rayları üzerinde götürmüş, getirmiştir .  1987  yılından sonra dünyaya kapılarını açan Rusyayı batıdan doğuya bağlayan bu tren 9288 km uzunluğundaki ray hattı aynı zamanda  Moğolistan ve Çin üzerinden de doğuya bağlanarak adaha da  zun bir yolculuk olmuştur.

  Dünyayı görme sevdasıyla imkanım elverdikçe sırtçantamı alıp yollara düşen yolların  sevdalısıyım, uzunca bir süredir bu güzargahı yapmak istedim .Nihayet  cok kısa bir süre sonra  - 2012  Haziran sonu  için kırmızı kurdeleyi makasladım.

    Yaşamda tren misali  akıp giderken, Trans Sibirya treninin sallantısını hissederek, raylardan kayan tıngırtısını kulaklarımda duyarak  vagonlarına binip inen yolcular gibi her durakta  bana katacagı ve alacağını bilerek umarak yola cıkıyorum  .

    Bu gezimde   gördüklerimi yaşadıklarımı, sadece anı olarak  geri getirmekle kalmayıp, bir adım  daha ileri atarak, görsel bir şölenle belgelemek istedim. Fotoğraf eğitmeni abim Mehmet Özşimsek in desteğiyle neler yapabileceğimi konuştuk.

   Sevgili  arkadaşım   fotograf  ve belgesel film sanatçısı Faruk Akbaş’a daniştığımda içten desteğini aldım ,onun tavsiyesiyle  Uğur Çağlıer kardeşimle buluştuk, taniştık.  Bu yolculuğumda   kendisinden  bana yardım eli vermesini,  rica ettim, önerdim. Aynı ufka baktığımız aşikardıi kararımız  verildi.  Evet Trans yolculuğunda ‘yoldasız’,  oldu.

 

   Uğur , bu zamana kadar birçok kısa film, reklam, belgesel çekimlerinde yer almiş kendisine ait birçok kısa film ve kişisel fotoğraf sergisini  açmıştır.  Halen Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisinde öğrenimi tamamlama aşamasındadır. Kendisi ile bu yazıyı yazdığım günlerde coşkuyla yolculuğumuza hazırlanmaktayız. Elimizde hem yaşadıklarımızı anlatacağımız hemde  görsel bircok belgeyle dönüp sizlerle paylaşacağız

  Yolculuğumuza bütçemiz yettiğince devam edeceğiz ana plan Trans Sibirya ve Trans Moğolistan olacak.  Sırtçantalarımız hafif, ufuk çizgimiz geniş, ceplerimiz merak ile dolu, pusulamızı   trans raylarını takibe çevirdik bile.

   Vlodivostok’da tamamlanacak  uzun gezimiz dönüşünde buluşmak üzere

  Şimdilik saglıcakla kalın

 

Tren Sesi Kulaklarımda.

 

gözlerim dalıyor uzaklara, o bilinmez yollara

içimden bana sesleniş, benden içime baş eğiştir

kelebek olur uçarım-casına

bu güneşli mevsimin sıcağını sırtlanırım çantama

hafiflerim..

pusulam döndü, dündü...

bir tren düdüğünün sesine yol  verdi

kulağımda çınlarken,yüreğimde filiz oldu.

çantamdan bir tutam güneşi attım raylar üstüne,

yansıyan ışıltısı,

değil  bugünümü, yarınımı da parlattı

dün rüya iken, bugün hülya,

ardından ,

elbet bir gün hakikat olur derken

buldum kendimi o tren garında

bir hikayenin tam da sonunda..

bir diğerinin tam da başında...

adım adım gelenleri kattım hikayeme,

onlarda ben misali yürek çırpıntısında

kimi öte topraklarda elini öpeceği ,

ana kokusu hasretinde

kimi sevdiğine son sarılışda.

kimi gözyaşı seliyle gurbet yolunda ,

ekmek kapısını yoklamada.

kimi acısını bırakmış terk ettiği kaldırımlarda,

kimi huzur serpmiş şehir parklarına,

kayarken vagonlar ardı ardı raylarda

yaşam yolculuğunda herbirimiz hülyalarda..

yoldaşımız umut,

hayalimiz varacağımız durakta,

yolculuğun bittiği,

yolların hiç bitmeyeceği

an ve o anda....

 

Mel Özşimşek

kelebek-haziran 2012

 

 

    Beta Bilisim - Internet Hizmetleri - Fethiye Web Tasarim - Internet Services - Fethiye Web Design
    Villada Tatil - Gunluk Kiralik - Kiralik Villa - Kiralik Yazlik - Tatil Evleri