Karakterleri BüyütKarakterleri KüçültIşıkları Kapat

Hakkımda

   Sanırım, kendimizi tanıtmalar,  usülen yaş baş iş nerelisin ile  başlanıyor, işte burada takılabilirim!

   Türkiye liyim ama aynı zamanda kendimi  dünyalı  hissederek yaşıyorum.  Neden bu kadar net dediğimi de hemen açıklayayım, şu ana kadar doğduğum, büyüdüğüm,  yaşamımı idame ettiğim noktalardan,  çok uzaklardaki  cografyalara , farklı kültürlere yolculuklar yaptığimda,  kendimi  yabancı hissetmediğimden olsa gerek.  İnsan unsurundaki  farklılardan ziyade, benzer yanlarını  öne çıkararak, artı hanesine işaretlerim, sonra kültürel, tarihi, cografik farlılıkları da hanenin bahçesine ekerim, bazıları yeşerip bana meyvelerini yaşam boyu sunar, yeni yerler yüzlerle zenginleşirim, mutlu  ve huzurlu hissederim.  Dolayısıyla  tüm bu duygularla kendimi evimde hissettirdiği için olsa  gerek, dünya benim evim, evim de sırtcantamdadır, diyebilirim.!

 

   Yollara düştüğüm ilk dakikalardan, hatta yola cıkma fikrinden  itibaren, genişler yüreğim,  ardından ne zihin ne de yürek  bir türlü doymayacak  hale gelir. İşte o zaman,  yolların müptalası olursunuz , hep düşersiniz yollara .

   Hani 80 li yılların Paul Young şarkısında da  dediği gibi ‘where ever I lay my hat thats my home’ Şapkami cıkarıp nereye koyarsam orası benim evimdir. Ne de çok severdim o parçayı  o zamanlar , Yurdum insanı gibi ‘karnının  doyduğu yer evindir’ derler  buna,..

 Ee benim, karnım her gittiğim yerde doyuyorsa, her yer evim olabilir ‘ yanıtı zaten cıkıyor.

   İstanbul da  ilkokuldayken  bile o zamana göre keşif denebilecek fırsatlar yaratırdım üç yaş büyük abim ve onun arkadaşlarıyla evimize uzak olan plajlara kaçardık.  İnönü stad maçlarını  bile gittim. O yıllarda nasıldı? bilemezsiniz,  maçlara öyle, çoluk çocuk, kadın gitmezdi. Nasıl bir  hengama …hıncahınc, aslında ürkerdimde .. Dönüş yolumuz, hep  işkenceli trafik, zar zor , geç saatlere sarkan minübüs bulmalarla biterdi. Eve dönüşümüzde   babamın, mutlak azarını işiteceğimizi bilip, korktuğumuz halde, vazgeçemediğim gezilerimden di bunlar...Daha çok abime kızılırdı, zavallı Tayfun! küçük kız olan bendim ya..!

---oğlum sen o kadar uzaklara gidiyorsun bari kız kardeşini götürme derdi, halbuki bilmez,  beni de  götürmesi için abime   yalvaran gözlerle baskı yapan bendim,

   İlkokul tatillerimde az  mı ağlamışımdır..

-beni bababanneme memlekete gönderin’ diye ,

 Baş edemeyen  annem babam maddi imkansızlıklarına rağmen  beni her yaz tatilimde memlekete giden bir tanıdığa

'aman göz kulak olun molalarda, tuvalete gidince yolda kalmasın' tembihleriyle emanet edildiğim  günler,

uğurlandiğim andan itibaren,içime  heyecan ve mutluluk dolardı. Otobüs yolculuğu 24 saat sürerdi,  beni yormaz, aksine can katardı, ertesi sabah varacağim  dağlar ,dereler, bağlar  bahçeler, gözümde  büyür, dilimde pamuk şekeri tadında olurdu.

 

   Evet iş yaş başa geldik...!

   1968 Malatya  -Pütürge  de, tüm ailemin  en az beş  kuşaktır  doğup büyüdüğü, dağların arasında derelerinde yüzdüğümüz meyvesi yemişi bol bir kasabada doğmuşum!! 1974 yılında ailem istanbul a göç edenlerin bindiği Malatya -Istanbul kara trenine  atladığında ,yük vagonunda annemin  ceviz çeyiz sandığı ve  zetina dikiş makinesiyle,   annem ve babamın ellerine yapışmış beş çocuk göç yoluna girmişiz. Ailemin en  küçüğü olarak, etekleri denize  değen bu koca şehre,   biraz korku , biraz heyecanla ve umutla varmişiz. Avrupa yakasının kenar mahallelerinde  geçen bir çocukluk ve öğrenim… büyüdük işte .

  Lise sonrası  ilk yurt dışı seyahatim, altı aylık bir Londra maceram oldu. Yabancı dile  6. sınıftan beri çok  meraklıydım en sevdiğim dersti,  okuldaki  arkadaşlarıma göre cok daha iyi derecede bildiğim  İngilizcemi, geliştirmek için, bulduğum en kısa  yol Londra da yaşayan  bir ailenin iki yaşındaki oğullarına, dadılık  yapmak oldu. Döndükten sonra  o zamana kadar, severek yaşadığim İstanbul,  bana pek yabancı ve yıpranmış geldi, Londra nın bakımlı düzenli ,bol  parklı halinden sonra İstanbul un  o  80li yıllarının  kömür kokan havası,  kalabalığı  ve düzensizliğine  birdenbire yabancı olmuştum.

Kendimi Güney sahillerimize,  Marmaris e atmam da  bu duygunun akabinde oldu. Orada önce günlük tekne turları yapan abime yardım ettim sonra turizm transfer kuryeliği,  tur rehberliği yaptığım yıllarda, işim gereği de yollarda olma firsatını yakaladım. İki yaz boyu Bodrum da çalıştım.Sevdim bu kıyı kasabalarını.. Karma dünyalının da cok yoğun olduğu güney bölgeleri benim yeni evim oluverdi.

   1990 yılında  rehberliğim sırasında Fethiye, nin yeşil bir köyünde İngiliz eşim ile  dişimiz tırnağımızla inşa ettiğimiz hem yuvamızı  hem işimizi , sekiz odalı bir misafirhane- konaklama mekanımızı  kurmaya başladık,  Şimdi, adına butik otel diyorlar.  Önceleri evimizin iki odasını konaklamaya açarak başlamiştık sonra yeni birimleri de yavasça ekledik bugünkü haline gelişi 12 yılımızı aldı. Halen 93 yılından beri dünya insanlarını  bu iş yerimde ağırlıyorum .Uzun yıllar işim ve bütçem elvermediği için  gezilerime ara verdim, her kuruşumuz  iş ve eve  harcanıyordu.

İki kızım var ,96 doğumlu Melodi ve 98 doğumlu  Tanyeli,    babaları  ile yollarımızı 2004 yılında ayırdık. Bazen dünyanın öte uçlarına  kızlarımla  beraber gideriz, onlarında sırtçantalarında,  erken yaşlarda,  yeni bir dünyaları  oluşmaya başladı bile.

   Son yıllarda gezi açığımı kapatmaya çalışırcasına bütçem elverdiğince dünyayı gezmemi  hızlandırdım. Sanmayın ki öyle aman aman, bir bütçeyle çıkıyorum yola. Backpacker -sırtçantalı -usulu gezerim.  Her gittiğim ülkede toplu halk taşıtlarını kullanıyor, turistik yeme mekanlarından ziyade yöre insanının girdiği lokantaları kullanıyor, sokak yemeklerini tadıyor, hep hostel veya pansiyonlarda kalarak  daha ucuza geziyorum.  Böylece daha fazla gezme görme fırsatı yaratıyorum.

    Bana gıpta ederek,ne kadar çok gezdiğimi söyleyen dostlarıma, tanıdıklarıma da,

-Siz de yapabilirsiniz, diyorum. Bu bir şeçenek  meselesidir, Önce merak sonra biraz yola çıkma cesareti ve bütçe elbette. 

Cesaret ve merak  her daim  cebimde, bütçemi de nasıl  mı yapıyorum? Ben evde mobilya değiştirmem, ikinci el eşyacıyım koltuklar yıllar önce, ablamdan gelmiştir! bir gereç bozulmadıkça da yenilemem, tv bile  90lı yıllardan, hala çalısıyor- zaten nadir seyrederim,, marka bilmem- peşinde biri de değilim, arabam  eski bir taka 18 yaşında, köyde yaşamasam otomobile de  gerek olmazdı,  belki size demode gelebilirim  ama  ben  o arttırdığım  bütçeyi kendime kızlarıma gezme bütçesi olarak ayırıyorum. Hani ev ekonomimizi yaparken,   mutfak, elektrik -su, kira, vs ödeme  bütçesi yaparız  ya,  ben bir de,  seyahat bütçesi yaparım!  Bana göre  olmazsa olmazım, her yıl mutlak başka dünyalara,  hatta birkaç yere gidilmeli.. Şarj olmak gibi, cana  taze kan yenilenme gibi bir sey işte..

    Dünya da benim gibi gezen çok  gezgin var. Başı çeken uluslar Avrupa ülkeleri, Avustralya ,Yeni Zelanda, Kanadalılar, Amerikalılar..  diye devam ediyor.

    Yurtdişinda  maalesef parmakla sayıllacak kadar az  Türkiyeli gezgin  görüyorum,  çoğu ülkede hiç görmüyorum. Ayak bastığım  az gezilen rotalarda ise ilk Türkiyeli şerefi bana veriliyor.!   Ülkemizde kendi rotasına göre gidenlerin sayısı  son yıllarda yükselse de, hala çok az sayıdayız.

    Sadece gezip görmekle olmuyor elbet, her durakta  yeni insanlar tanıyıp dostluklar kurmak kısada olsa bana uzun hikayelerini birakan,  bir o kadarda,  yakın olan diğer gezginler, o  toprakların köy sofralarına bağdaş kurup iki lokmayı paylaşmak, bir çocuğun meraklı gözlerindeki naif bakış... bir çiceğin yeni kokusu..  yüce bir dağın fısıltısı...gibi her şey  fikirlerimizin duygularımızın  derya denize dönüşmesi, harmanlanması, çoğalması  gezmenin en hoş tarafıdır.

  Yollarda ,beceri, lezzet   kazanmakla kalmıyor,  insanlara- insanliğa, kendi içime  de yolculuk  yapıyorum. Tolera heybem bir kolumda, fotograf makinem öte kolumda, sırtımda cantam, dizlerimin kuvveti yerinde oldukça, yollar benim, yollar hepimizin.

 Yollar  sadece bir yere varmak için değildir,  

Yolculuğun, tam  da nüvesinde olmaktır benim sevdam.!!

    Gözümüzden gezi tozu, yüreğimizden  sevgi  ve merak eksik olmasın

Mel Özşimşek

Kelebek

,

 

 

 

    Beta Bilisim - Internet Hizmetleri - Fethiye Web Tasarim - Internet Services - Fethiye Web Design
    Villada Tatil - Gunluk Kiralik - Kiralik Villa - Kiralik Yazlik - Tatil Evleri